Nefes Teknikleriyle Zihin Değiştirilebiliyor
Beynin kendi içinde gelişmeye ve genişlemeye müsait olduğu ve kendi potansiyellerini asabileceği tezine, nefes teknikleri uygulayarak zihinlerini kontrol edebilenlerin beyinlerinin test sonuçlarından ciddi bir destek geldi. Amerikalı beyin bilimci Dr. Richard Davidson, Tibetli rahiplerin beyinleri üzerinde yaptığı araştırmalarda, nefes teknikleri ve meditasyon ile beynin değiştirilebileceği bulgusuna ulaştı.
Eğitilmiş zihin, ya da beyin, eğitilmemiş olandan fiziksel olarak farklıdır. Görülen odur ki ilerleyen süreç içersinde zihinsel eğitimin potansiyelini anlayabilecek ve bunun ciddiye alınmasının gerekliliğini anlayarak bu yönde çalışmalarımızı arttıracağız.
Beyin araştırmaları, Budistlerin yüzyıllardır uyguladıkları nefes teknikleri ve meditasyon pratiğine ilişkin somut deliller elde ediyorlar. Nefes teknikleriyle oluşturulan meditatif farkındalığın, beynin işleyişini degiştirebilir ve insanların çeşitli farkındalık (awareness) düğzeylerine erişmesini sağlayıcı degişik haller, geleneksel olarak fiziksel ölçülebilmenin ve nesnel değerlendirmenin dışındada artık yeni bir dünyada soyut kavramlarla anlaşılır hale gelmektedir.
Son birkaç yıldan beri Wisconsin Universitesi araştırıcıları Tibetli rahiplerle birlikte çalışarak bu zihinsel deneyimi yüksek frekansli gamma dalgaları, beyin senkronizasyonu ve koordinasyon gibi bilimsel dile çevirmeyi başarabilmişlerdir. Beyin faaliyetinin nefes teknikleriyle oluşturulan meditatif farkındalık durumunda en kuvvetli bağlantı gösterdiği bolge olarak, alnın sol tarafının hemen arkasında bulunan prefrontal korteksi işaret etmişlerdir.
Universitenin 10 milyon dolarlık yeni W.M. Keck Laboratory of Functional Brain Imaging and Behavior'dan bir sinirbilimci Richard Davidson, uzun süreli uygulayıcılarda bulduğumuz beyin aktivasyonu daha önce hiç görmediğimiz ölçüdeydi; onların zihinsel uygulaması beyin üzerinde tenis ve golf pratiğinin performansı arttırıcı etkisine benziyordu demiştir. Ve yine Davidsona gore beyin eğitilebilir ve nefes terapileri ile fiziksel degişime uğratılabilir bir kabiliyete sahiptir.
Önceleri bilim adamları bunun tersine inanırlardı. Yani eski bilgiye gore sinir hücreleri arasındaki bağlantı hayatın başında saptanır ve erişkinde değişmezdi. Bu varsayım son on yıllarda değişmiş, beyin görüntüleme ve diğer tekniklerin ilerlemesiyle bilim adamları onun yerine sürekli beyin gelişimi ve noroplastisite kavramını kabul etmişlerdir.
En yeni nefes uygulamalarının oluşturduğu meditatif çalısmalarda ki araştırmaların sonuçları, nefes teknikleriyle ve diğer yollarla yapılan zihinsel eğitimin beynin iç işleyiş ve devrelerini (circuitry) değistirerek, noroplastisite kavramını bir adım daha ileri götürmüştür.
Bu bulgu Davidson ile dünyanın en ünlü Budist uygulayıcısı Tibetin Dalai Lamasının uzun ve inanılmaz ortak çalışmasının eseridir. Davidsonun çoşkuların sinirbilimi uzerinde yenilikçi çalışmalar yaptığını öğrenen Dalai Lama, onu 1992'de Hindistan, Dharamsaladaki evine davet etmiştir.
Yüksek irtifada yaşayan Perulu inkalarla Tibetli lamalarin yuzyıllara dayanan yoğun nefes teknikleri gelenekleri vardğr. Dalai Lama kendi rahiplerinin meditatif çalışma yapan zihinlerinin Davidson tarafından bilimsel olarak araştırılmasını istiyordu.
Üç yıl önce Dalai Lama, Davidsonun laboratuarında iki gün geçirmişti. Sonunda Dalai Lama en başarılı sekiz rahibini elektroansefalografi (EEG) ve beyin taraması (scanning) icin Davidsonun laboratuarina gönderdi. Deneydeki Budist uygulayıcılar Tibet Nyigmapa ve Kagyupa geleneğine göre 10,000 ila 50,0000 saat ve 15 ile 40 yıllık bir zaman diliminde eğitilmişlerdi. Kontrol olarak daha önce hiç deneyimi olmayan 10 gönüllü öğrenci bir haftalık eğitimin ardından teste tabi tutulmuştu. Rahipler ve öğrencilere 256 elektriksel sensör bağlanmış ve kısa sürelerle nefes uygulamaları yaparak ulaşacakları seviyenin belirlenmesi istenmişti.
Nefes teknikleriyle zihnin düşünme ve diğer zihinsel faaliyetlerde nöron gruplarının haberleşmelerini gösteren hafif fakat fark edilebilen elektriksel aktivite patlamaları yaratır ve sensörler de bunları yakalar. Davidsonda özellikle bu yüksek frekanslı ve en önemli elektriksel beyin impulsları olan gamma dalgalarının ölçülmesiyle ilgileniyordu.
Her iki gruptan nefes teknikleri uygulamalarıyla ulaşacakları zihin titreşim seviyesinde, koşulsuz sevgi ve olduğu gibi kabul üzerinde meditasyon yapmaları istendi. Budist öğreti, Dalai Lama öğretisinin merkezi sayılan bu durumu, canlılara yardıma kayıtsız şartsız hazır olma diye tanımlanan bu öğretiyi esas aldılar, çünkü bu durum özel nesneler üzerinde yoğunlaşmaya ve imajlara gereksinim birakmıyor; tersine, dönüşmüş (transformed) bir var oluş durumu yaratıyordu.
Davidson, uygulamaya alınan rahiplerin eğitimli beyinlerin de gönüllülere göre önemli farklılık gösteren sonuçlar doğurduğunu bildirmişti. En önemlisi elektrodlar rahiplerin beyninde öğrencilerinkine gore hızlı ve şiddetli gamma dalgası aktivitesi kaydetmiş ve rahiplerde dalgaların beyinde hareketi çok daha iyi organize ve koordine bulunmuştu.
Nefes teknikleri ile çalışmaya yeni başlayanlar uygulamalar esnasında sadece hafif bir gamma dalgası faaliyeti gösterirken, rahip veya dervişlerin bazılari daha önce hicbir sağlıklı kişi de görülmemiş derecede kuvvetli gamma dalgaları oluşturabiliyorlar.
Nefes tekniklerini uzun yıllar uygulayan mistiklerde en yuksek gamma dalgaları düzeyi görüldüğü eskiden beri bilinmektedir. Bu doz cevabı, yani örneğin bir ilacın yüksek düzeylerinin aşagı düzeydekinden daha etkili olması, araştırıcılar tarafından sebep sonuç ilişkisini belirlemek icin kullanılır. Daha önceki çalışmalarda dikkati toplama, bellek, öğrenme ve bilinç gibi zihinsel aktivitelerin rahiplerde görülen sinirsel koordinasyonda artma gibi bir durumla benzerliği gösterilmiştir. Rahiplerde şiddetli gamma dalgaları ayrıca beynin farklı devrelerinde bağlantı kurarak daha yüksek zihinsel aktivite ve daha üst düzey bir farkındalık da yaratır.
Davidsonun araştırması onun sol prefrontal korteksin mutluluk, pozitif düşünceler ve coşkularla ilgili beyin bölgesi olduğunu gösteren önceki çalışmalarıyla örtüşmektedir. Davidson, rahiplerde fonksiyonel manyetik rezonans görüntüleme (fMRI) kullanarak -EEG ile ölçüldüğü gibi- beyin aktivitesinin özellikle bu bölgede yüksek olduğunu bulmuştur. Davidson, araştırmasından nefes teknikleri uygulamaları ve beyin işleyişini sadece kısa süreli değil büyük olasılıkla kalıcı olarak değiştirebileceği sonucuna varmistir. Bu bulgu, rahiplerdeki önemli derecede yuksek gamma dalgası aktivitesinin hatta nefes teknikleri uygulamaları yapmasalar bile kontrol gruptan fazla olduğu gerçeğine dayanmaktadır.
Massachusetts Universitesinden bir araştırıcı; Jon Kabot Zinn, birkaç yıl önce benzer sonuçlara ulaşmıştı. Birçok Amerikan üniversitesin de araştırıcılar Zen, Budist, Katolik rahiplerin ve sufilerin nefes teknikleri uygulamalarını gerek kutsal metin okumaları gerek özel konsantrasyon artırıcı nefes yöntemlerini deneyimlediklerini ortaya çıkarmışlardır.
Nefes tekniklerinin oluşturduğu zihni yavaşlatma ve hızlandırma kontrolu zihnin eğitilmesini sağlıyor. İnsan beyninde oluşabilecek dejeneraktif değişiklikler, örneğin bunama bu metodlarla önlenebiliyor.
Nefes Teknikleri-Mustafa Kartal.
nefes teknikleri etiketine sahip kayıtlar gösteriliyor. Tüm kayıtları göster
nefes teknikleri etiketine sahip kayıtlar gösteriliyor. Tüm kayıtları göster
18 Kasım 2008 Salı
Sufi Geleneklerine Göre Yönlerle Nefes Çalışmak
Yukarı baktığınızda yönünüz öz varlığınızadır.Nefesinizi yukarıya bakarak ve düşünerek soluduğunuzda ilahi aşka yönelirsiniz.Nefesinizi alt tarafa yönlendirerek, konsatrasyonunuzu ayaklarınıza verdiğinizde, yaşam realitenizle ilişki kurarsınız.Kendi gerçeğinize doğru hareket ederek, realite zemininiz üzerinde kurulu manyetik tesiri kuvvetlendirir ve kutsarsınız.Yerden nefes alıp yukarı doğru vermek sembolik olarak bireysel niyetinizin evrensel bütünlüğe ulaşmasını arzulamak anlamını taşır.Mucizelerin bazılarının neden gerçekleştiği , bazılarının neden gerçekleşmediği konusunda bilgi verir.
Sol yön geçmiş kayıtlarınızın yönüdür.Geçmişe dönmek, eski anılarımıza göz atmak istediğimizde bilmeden gözümüz sola kayar.Nefesle sola konsatre olarak solumak geçmişteki olumsuzlukları, blokajları rahatlatmak ve çözmek anlamları taşır.Geçmişe enerji göndermek için sol tarafa manyetik paslar yapmak ve manyetize ettiğiniz nefesinizi sol tarafınıza üflemek karma çözümlerine imkan tanıyabilir.
Sağ yön hiçlik boyutudur.Oluşmamış, potansiyel geleceğimizi ifade eder.Amaçlarınızı ve niyetinizi kuvvetlendirmek ve sonuçlandırmak istediğinizde nefesinizi manyetize ederek sağ tarafınıza üflemeniz ve enerjinizi sağ tarafa yönlendirerek yüklemeniz gerekir.
Ön taraf yaşamınıza davet edeceğiniz oluşları sembolize eder.Geçmişte başlattığınız ve hala süregelen akışınızdır.Yapmaya devam ettiğiniz konuları kuvvetlendirmek için nefesinizi manyetize ederek önünüze üflemeniz gerekir.Ektiklerinizi sulayarak beslemiş olursunuz.
Arka tarafınız hep şimdiyi belirler.Şimdiyi kuvvetlendirmek ve anda yükselebilmek için nefesinizle arkanızı manyetize etmek gerekir.Her durumda hangi amaca yönelik çalışma yapacaksak nefesinizi o yöne kanalize etmeniz gerekir.Hangi yöndeki manyetik etkiyi dağıtacaksanız o yönden nefes almanız gerekir.Aldığınız nefesi hangi yöndeki manyetiği güçlendirecekseniz o tarafa üfleyerek enerjiyi taşımanız uygundur.
Her nefes alışınızda enerjiyi hapsederek kalp bölgesinde hissetmeli, niyete uygun yönde üflemeli ve manyetize edilmiş prana(havadaki yaşam enerjisi) ile desteklenmelidir.Her manyetik yön küreleşmiş bedeniniz etrafında alanlar oluşturur.Kalp 4.boyutun manyetik merkezidir.Kalp her nefeste nefesi süzen ve enerji dolduran bir işleve sahiptir.
Topraklama yönü dikey yöndür.Enerjiyi boşaltmak tesiri toprağa vermek istediğinizde dikey durumda aşağıya konsatre olmanız ve nefesi bu yönde üflemeniz gerekli deşarj oluşumunu sağlar.
Sol yön geçmiş kayıtlarınızın yönüdür.Geçmişe dönmek, eski anılarımıza göz atmak istediğimizde bilmeden gözümüz sola kayar.Nefesle sola konsatre olarak solumak geçmişteki olumsuzlukları, blokajları rahatlatmak ve çözmek anlamları taşır.Geçmişe enerji göndermek için sol tarafa manyetik paslar yapmak ve manyetize ettiğiniz nefesinizi sol tarafınıza üflemek karma çözümlerine imkan tanıyabilir.
Sağ yön hiçlik boyutudur.Oluşmamış, potansiyel geleceğimizi ifade eder.Amaçlarınızı ve niyetinizi kuvvetlendirmek ve sonuçlandırmak istediğinizde nefesinizi manyetize ederek sağ tarafınıza üflemeniz ve enerjinizi sağ tarafa yönlendirerek yüklemeniz gerekir.
Ön taraf yaşamınıza davet edeceğiniz oluşları sembolize eder.Geçmişte başlattığınız ve hala süregelen akışınızdır.Yapmaya devam ettiğiniz konuları kuvvetlendirmek için nefesinizi manyetize ederek önünüze üflemeniz gerekir.Ektiklerinizi sulayarak beslemiş olursunuz.
Arka tarafınız hep şimdiyi belirler.Şimdiyi kuvvetlendirmek ve anda yükselebilmek için nefesinizle arkanızı manyetize etmek gerekir.Her durumda hangi amaca yönelik çalışma yapacaksak nefesinizi o yöne kanalize etmeniz gerekir.Hangi yöndeki manyetik etkiyi dağıtacaksanız o yönden nefes almanız gerekir.Aldığınız nefesi hangi yöndeki manyetiği güçlendirecekseniz o tarafa üfleyerek enerjiyi taşımanız uygundur.
Her nefes alışınızda enerjiyi hapsederek kalp bölgesinde hissetmeli, niyete uygun yönde üflemeli ve manyetize edilmiş prana(havadaki yaşam enerjisi) ile desteklenmelidir.Her manyetik yön küreleşmiş bedeniniz etrafında alanlar oluşturur.Kalp 4.boyutun manyetik merkezidir.Kalp her nefeste nefesi süzen ve enerji dolduran bir işleve sahiptir.
Topraklama yönü dikey yöndür.Enerjiyi boşaltmak tesiri toprağa vermek istediğinizde dikey durumda aşağıya konsatre olmanız ve nefesi bu yönde üflemeniz gerekli deşarj oluşumunu sağlar.
Hafifleyin Nefesle
Arkadaşlar uzun zamandır meditasyon,telekizeyi bunlarla uğraşmıyordum.Pek çok arkadaş telekinezi yapamadığı için şikayetçi.Ben de adam gibi yapamıyorum ama en azından tatmin oluyorum.Nefes Teknikleri diye bir kitap okudum.Tavsiye ederim ama pek iyi değil açıkça konuyu ele alışı.Neyse.Kitapta görebileceğiniz gibi herşeyden önce konsatrasyon ve meditasyon önemli.
Nefes sizi hayata bağlayan tek şey.Eski insanların yaşı nefes sayısıyla hesapladığını biliyor muydunuz?Nefes'in hayati bir önemi var.Sizce bir bebek doğduğu anda nasıl bütün hastaneyi ağlama sesiyle inletebiliyor?Bebek ilk doğduğu anda GERÇEK nefes alıyor.Biz büyüdükçe nefes almayı unutuyoruz.Nefes detayını unutmayın arkadaşlar güvenin bana en azından deneyin.Büyüdükçe diyafram kasımız köreliyor.Gerçek bir nefes ustası tek nefeste ciğerlerindeki havanın neredeyse %50 sini değiştirebilir.Normal bizler ise bir nefeste ancak %10 a ulaşıyoruz.Herşeyden önce düzgün nefes almaya çalışın.Okulda ders dinlerken iş yaparken her zaman faydasını görürsünüz.Diyafram kasınızı canlandırın.Derin ve az nefes alın.
Dakikada 2 nefes.İşte ustalık bu.
Bazı uzmanların kalp atışlarını durma seviyesine getirebildiğini biliyor muydunuz?
Nefes alın.Düzgünce.Derince.Nefesini içinizde tutun bir süre.Sonra nefes alma sürenizden daha uzun sürede verin.Yavaşça.Bekleyin.Tekrar nefes alın.Sakinsiniz.Yüzünüzde aptal bir tebessüm var.
Bunu böyle devam ettirin.Sadece nefese yoğunlaşın.Hayal kurmayın.Şimdi orada varsınız önemli olan bu.Aklınızda şarkı söyleyen sesi susturun.Yavaşça derin ve az nefes alın devam edin...Bunu yatarken yapmanızı öneririm.
Eğer nefes detayını ilk defa duyuyorsanız bunu bi deneyin.Uykuya dalmadan kalkıverin.Kendinizi nasıl hissediyorsunuz?
Bunu yapmaya devam edin.Vücut bunu çok sevecektir.Derin bir nefes,içinde tut,aldığından daha uzun sürede ver.Sadece bu.
Uyurken yaparsanız sadece nefese yoğunlaşırsanız astral ile ilgiliseniz yaşadığınız kaymaları,dalgalanmaları,kulağınıza gelen uğultuları buraya yazabilirsiniz.Doğru yoldasınız.
Sadece o ana yoğunlaşın.Havanın ne kadar yoğun olduğunu düşünün.O kadar çok hava vardı.Bolluğunu düşünün mutlusunuz hayır aynı zamanda huzurlusunuzda.
Hayal kurmayın sadece nefesinizi dinleyin.Havadaki yaşam enerjisini içinize çekin(prana).
Havayı içinize çekip nefesinizi tuttuğunuzda havaya manyetik bir enerji yüklersiniz.Aynı zamanda her nefes aldığınızda havadaki yaşam enerjisiyle(prana) kendinizi şarj edersiniz.
Yukarıdaki nefes çalışmasını kendimden bildiğim için yatarken yapmanızı öneririm.
---
Havayı manyetik enerjinizle yüklediniz.Nefesinizi verin.Verdiğinizde nefesin hemen havaya dağıldığını düşünmeyin.Verdiğiniz nefes hemen uzaklara uçmuyor nefesin ellerinize değdiğini düşünün.Ondaki manyetik enerjiyle ellerinizi şarj edin.Sıcaklık yükselsin ellerinizde.
Unutmayın enerji siz nereye düşünürseniz oraya gider.
Ellerinizden tüm vücudunuza yayılsın hızla dolaşsın dönsün geri gitsin çevrelesin sizi.Hayal edin.Elinize mi yolladınız elinizin sıcak olmasını düşünün orada sinir iletilerine yoğunlaşın elinizdeki hislere yoğunlaşın.Eliniz beyninizde vücudun diğer bölümlerinden dah fazla yer tuttuğunda inanın ki enerji oraya akmıştır.
Size daha dün yaşadığım bir olayı anlatayım.
Yukarıda yazdığım nefes egzersinizi dün yeniden uygulamaya başladım.Uzun bir aradan sonra.Vücudundaki negatif kötü enerjiyi atmak istedim.
Yukarıdaki gibi nefes aldım.Karnımızın biraz altında iki parmak içerine bir çakra vardır.Önemli bir çakra.Orada bir enerji topu gibi birşey olduğunu düşündüm ve saat yönüne doğru döndüğünü hayal ettim.Aynı zamanda karnımdan beynime gelen hislere yoğunlaştım sıcaklık,ağrı,gıdıklanma önemli değil.O anda orada enerji oluşmaya başlamıştı zaten.Hayal etmeye devam ettim.Derin nefes aldığımda tüm vücudumdan oraya enerji aktığını hissettim.Bi daha nefes aldım.Enerjiler orada tekrar toplandı sonra bi daha bi daha.
Karnımda saat yönünde dönen enerjiyi vücudumdan uzaklaştırmak istedim.Lütfen bunu zor bişey gibi düşünmeyin.Kendinizi kasmayın.Sadece enerjinin uçup havalanıp gittiğini hayal edin o kadar.Çok basit.Ben karnımda(aslında oradaki çakramda) biriken enerjinin sağa doğru uçtuğunu hayal ettim.Tüm bunları yaparken başım hafifçe sağa doğru dönmüş.Enerjiyi attım.Gözlerimi açtım.Açar açmaz ne gördüm sanırsınız?Sağımda kocaman siyah içinde mor bulutlar olan bir top-küme.Hemen daha iyi görmek için yoğunlaştım.Kayboldu gitti.
Tepkim aynen şöyle oldu "VOOOOVVVV!!!"Tıpkı hayal ettiğim gibiydi.
Nefes sizi hayata bağlayan tek şey.Eski insanların yaşı nefes sayısıyla hesapladığını biliyor muydunuz?Nefes'in hayati bir önemi var.Sizce bir bebek doğduğu anda nasıl bütün hastaneyi ağlama sesiyle inletebiliyor?Bebek ilk doğduğu anda GERÇEK nefes alıyor.Biz büyüdükçe nefes almayı unutuyoruz.Nefes detayını unutmayın arkadaşlar güvenin bana en azından deneyin.Büyüdükçe diyafram kasımız köreliyor.Gerçek bir nefes ustası tek nefeste ciğerlerindeki havanın neredeyse %50 sini değiştirebilir.Normal bizler ise bir nefeste ancak %10 a ulaşıyoruz.Herşeyden önce düzgün nefes almaya çalışın.Okulda ders dinlerken iş yaparken her zaman faydasını görürsünüz.Diyafram kasınızı canlandırın.Derin ve az nefes alın.
Dakikada 2 nefes.İşte ustalık bu.
Bazı uzmanların kalp atışlarını durma seviyesine getirebildiğini biliyor muydunuz?
Nefes alın.Düzgünce.Derince.Nefesini içinizde tutun bir süre.Sonra nefes alma sürenizden daha uzun sürede verin.Yavaşça.Bekleyin.Tekrar nefes alın.Sakinsiniz.Yüzünüzde aptal bir tebessüm var.
Bunu böyle devam ettirin.Sadece nefese yoğunlaşın.Hayal kurmayın.Şimdi orada varsınız önemli olan bu.Aklınızda şarkı söyleyen sesi susturun.Yavaşça derin ve az nefes alın devam edin...Bunu yatarken yapmanızı öneririm.
Eğer nefes detayını ilk defa duyuyorsanız bunu bi deneyin.Uykuya dalmadan kalkıverin.Kendinizi nasıl hissediyorsunuz?
Bunu yapmaya devam edin.Vücut bunu çok sevecektir.Derin bir nefes,içinde tut,aldığından daha uzun sürede ver.Sadece bu.
Uyurken yaparsanız sadece nefese yoğunlaşırsanız astral ile ilgiliseniz yaşadığınız kaymaları,dalgalanmaları,kulağınıza gelen uğultuları buraya yazabilirsiniz.Doğru yoldasınız.
Sadece o ana yoğunlaşın.Havanın ne kadar yoğun olduğunu düşünün.O kadar çok hava vardı.Bolluğunu düşünün mutlusunuz hayır aynı zamanda huzurlusunuzda.
Hayal kurmayın sadece nefesinizi dinleyin.Havadaki yaşam enerjisini içinize çekin(prana).
Havayı içinize çekip nefesinizi tuttuğunuzda havaya manyetik bir enerji yüklersiniz.Aynı zamanda her nefes aldığınızda havadaki yaşam enerjisiyle(prana) kendinizi şarj edersiniz.
Yukarıdaki nefes çalışmasını kendimden bildiğim için yatarken yapmanızı öneririm.
---
Havayı manyetik enerjinizle yüklediniz.Nefesinizi verin.Verdiğinizde nefesin hemen havaya dağıldığını düşünmeyin.Verdiğiniz nefes hemen uzaklara uçmuyor nefesin ellerinize değdiğini düşünün.Ondaki manyetik enerjiyle ellerinizi şarj edin.Sıcaklık yükselsin ellerinizde.
Unutmayın enerji siz nereye düşünürseniz oraya gider.
Ellerinizden tüm vücudunuza yayılsın hızla dolaşsın dönsün geri gitsin çevrelesin sizi.Hayal edin.Elinize mi yolladınız elinizin sıcak olmasını düşünün orada sinir iletilerine yoğunlaşın elinizdeki hislere yoğunlaşın.Eliniz beyninizde vücudun diğer bölümlerinden dah fazla yer tuttuğunda inanın ki enerji oraya akmıştır.
Size daha dün yaşadığım bir olayı anlatayım.
Yukarıda yazdığım nefes egzersinizi dün yeniden uygulamaya başladım.Uzun bir aradan sonra.Vücudundaki negatif kötü enerjiyi atmak istedim.
Yukarıdaki gibi nefes aldım.Karnımızın biraz altında iki parmak içerine bir çakra vardır.Önemli bir çakra.Orada bir enerji topu gibi birşey olduğunu düşündüm ve saat yönüne doğru döndüğünü hayal ettim.Aynı zamanda karnımdan beynime gelen hislere yoğunlaştım sıcaklık,ağrı,gıdıklanma önemli değil.O anda orada enerji oluşmaya başlamıştı zaten.Hayal etmeye devam ettim.Derin nefes aldığımda tüm vücudumdan oraya enerji aktığını hissettim.Bi daha nefes aldım.Enerjiler orada tekrar toplandı sonra bi daha bi daha.
Karnımda saat yönünde dönen enerjiyi vücudumdan uzaklaştırmak istedim.Lütfen bunu zor bişey gibi düşünmeyin.Kendinizi kasmayın.Sadece enerjinin uçup havalanıp gittiğini hayal edin o kadar.Çok basit.Ben karnımda(aslında oradaki çakramda) biriken enerjinin sağa doğru uçtuğunu hayal ettim.Tüm bunları yaparken başım hafifçe sağa doğru dönmüş.Enerjiyi attım.Gözlerimi açtım.Açar açmaz ne gördüm sanırsınız?Sağımda kocaman siyah içinde mor bulutlar olan bir top-küme.Hemen daha iyi görmek için yoğunlaştım.Kayboldu gitti.
Tepkim aynen şöyle oldu "VOOOOVVVV!!!"Tıpkı hayal ettiğim gibiydi.
Kaydol:
Kayıtlar (Atom)